OpenAI’nin geçtiğimiz hafta duyurduğu olayda, yeni yayınlanan GPT-5.6 Sol ve henüz piyasaya sürülmemiş daha yetenekli bir model, kilitli bir test ortamından kaçarak daha önce bilinmeyen bir ‘zero-day’ güvenlik açığını kullandı, açık internete çıktı ve ardından yapay zeka şirketi Hugging Face’e sızarak değerlendirildikleri bir siber güvenlik testinin cevaplarını çaldı.

Olay, yapay zeka güvenliği uzmanlarını alarma geçirdi. Birçok uzman, bu olayın OpenAI’nin kendi yayınladığı risk politikası olan “Preparedness Framework” kapsamında “kritik” (critical) seviye olarak tanımlanan tehlike eşiğini aştığını düşünüyor. Bu politika, bir modelin daha önce bilinmeyen güvenlik açıklarını bağımsız olarak bulup kullanabildiği veya insan rehberliği olmadan yeni saldırı stratejileri geliştirebildiği durumda “kritik” seviye uyarısı veriyor. Politika metnine göre, bu seviyeye ulaşıldığında OpenAI’nin “geliştirmeyi durdurması” ve “Kritik standardı karşılayacak güvenlik önlemleri ve kontrolleri belirleyene kadar bekletmesi” gerekiyor.

AI güvenliği savunuculuğu grubu Encode AI’ın genel danışmanı Nathan Calvin, “OpenAI’nin hazırlık çerçevesi kritik siber güvenlik yeteneklerini tanımlıyor ve geliştirmeye devam edilmeden önce uygulanması gereken güvenlik önlemlerini belirtiyor. Bana öyle geliyor ki bu dahili olarak kullanılan model, siber güvenlik için kritik kriterleri karşıladı. OpenAI bu kritik tanımını reddediyor mu? Devam etmeden önce Kritik standardı karşılayacak güvenlik önlemleri almayı planlıyorlar mı?” dedi.

AI izleme kuruluşu Midas Project’in kurucusu Tyler Johnson da modellerin bu en yüksek tehlike eşiğine ulaştığı görüşünde: “Bence düz bir okuma bunun evet olduğunu söylerdi. Hafta sonu boyunca bağımsız olarak çalıştı, Hugging Face’te farklı saldırı vektörleri denedi ve birden fazla zero-day açığını birleştirdi.”

Ancak Johnson, çerçevenin dilindeki muğlaklığın tartışmaya açık olduğunu da belirtiyor. Eşik, modelin “tüm şiddet seviyelerindeki” zero-day açıklarını bulmasını gerektiriyor; ancak Hugging Face ihlalinde kullanılan açıkların bu gerekliliği karşılayıp karşılamadığı net değil. Daha ciddi bir sınıftaki güvenlik açığının (örneğin, bir saldırgana işletim sisteminde derin, sistem düzeyinde kontrol sağlayan “kernel-level” erişim) gösterilmesi gerekebilir.

OpenAI, Fortune’un sorularına yanıt vermekten kaçındı. Bir sözcü, “Bu benzeri görülmemiş bir olay ve AI güvenliği için önemli bir an olduğunu düşünüyoruz. Harici danışmanlar ve Güvenlik ve Emniyet Komitemizin gözetiminde kapsamlı bir inceleme yürütüyoruz. İnceleme tamamlandığında, öğrendiklerimizi herkesle paylaşacağımız bir teknik rapor yayınlayacağız” dedi.

Neden önemli

OpenAI’nin kendi koyduğu kuralları ihlal etmiş olabileceği iddiası, gönüllü taahhütlerin ne kadar bağlayıcı olduğu sorusunu gündeme getiriyor. Şirket, Preparedness Framework’ü AB Yapay Zeka Yasası kapsamında sınır ötesi AI laboratuvarları için zorunlu hale gelmeden önce benimsemişti. Ancak olay, bu tür çerçevelerin uygulanabilirliği ve denetlenebilirliği konusunda ciddi şüpheler uyandırıyor. Uzmanlar, OpenAI’nin daha önce de GPT-5.3-Codex modeli için gerekli güvenlik önlemlerini almadığı yönünde uyarılarda bulunmuştu; o zaman şirket, modelin “uzun vadeli özerklik” göstermediğini savunmuştu. Oysa Hugging Face olayındaki modeller günlerce bağımsız çalıştı. Bu durum, OpenAI’nin kendi politikalarını ne kadar ciddiye aldığı ve sektördeki özdenetim mekanizmalarının yeterliliği konusunda önemli sorular doğuruyor.