Anthropic, yapay zekanın ABD ekonomisi üzerindeki etkisine dair üç farklı senaryo içeren yeni bir araştırma yayınladı. Şirket, araştırmayla birlikte herkesin kendi varsayımlarını Anthropic'in ekonomik modeline girip ekonominin nereye varabileceğini görebileceği interaktif bir araç da sundu.
Üç senaryo
İlk senaryoda yapay zeka, çalışanlar için yardımcı bir araç olarak kalıyor ve etkisi kabaca internetin etkisine denk düşüyor. Bu durumda gerçek ekonomik kazanımlar elde ediliyor, ancak bu kazanımlar kademeli olarak, daha önce gördüğümüz türden bir büyümeyle geliyor.
İkinci senaryoda yapay zeka 2030'a kadar tüm bilgi işlerinin yarısını, çoğunlukla otonom biçimde yapabiliyor; ancak bu işlerin tamamı için henüz kullanılmıyor. Bu senaryoda ekonomi normal hızının iki katı büyüyor; bilgi çalışanlarının ücretleri yerinde sayarken diğer herkes kazanç sağlıyor.
Üçüncü senaryoda ise yapay zeka neredeyse tüm bilgi işi görevlerinde insanları geride bırakıyor, bu işlerin neredeyse tamamını otonom yapıyor ve aldığı işlerin yerine esasen yeni istihdam yaratmıyor. Bu durumda GSYH büyümesi yılda %15'e ulaşıyor ve ekonominin büyüklüğü her dört buçuk yılda ikiye katlanıyor. Toplum çok daha zenginleşiyor, ancak işsizlik tipik bir resesyonda görülenden çok daha yükseğe tırmanıyor.
Anthropic, bu senaryoların hangisinin daha olası olduğunu söylemiyor; şirket yapay zekanın ekonomiyi tam olarak nasıl etkileyeceğini bilmediğini kabul ediyor. Sonucun büyük ölçüde yapay zekanın ne kadar hızlı geliştiğine, şirketlerin onu ne kadar hızlı benimsediğine ve teknolojinin çalışanların yerini mi aldığına yoksa işlerini yapmalarına mı yardım ettiğine bağlı olduğu belirtiliyor.
Modelin sınırları
Model, GSYH'yi yalnızca arz tarafından hesaplıyor: yapay zekanın verimliliği ve üretimi ne kadar artırdığından. Üretilenleri kimsenin satın alıp alamayacağını hesaba katmıyor. İşçilerin büyük bir kısmı işini veya gelirini kaybederse bu normalde tüketici harcamalarını düşürür, talebi aşağı çeker ve daha fazla ekonomik hasara yol açar.
Anthropic'in interaktif aracı, senaryo kâşifinin "politika tepkilerini, iş döngülerini, olası toplam talep veya finansal piyasa bozulmalarını ve olası katastrofik riskleri" dışarıda bıraktığını, tüm çerçevenin "karmaşık bir gerçekliğin keskin bir basitleştirmesi" olduğunu not ediyor. Şirket, amacının ekonomistlere ve politika uzmanlarına on yılın sonunda nerede olabileceğimize dair somut senaryolar sunmak olduğunu belirtiyor.
Ekonomistlerden gelen çağrı
Ekonomistler bir süredir bu tür bir analiz çağrısı yapıyordu. Temmuz ayında aralarında eski Google CEO'su Eric Schmidt, risk sermayedarı Reid Hoffman ile ekonomistler Joseph Stiglitz, Paul Krugman ve Daron Acemoglu'nun bulunduğu 200'den fazla ekonomist, yönetici ve araştırmacı, politika yapıcıları yapay zekanın ekonomi üzerindeki olası etkilerine dair araştırmayı önceliklendirmeye ve "Sanayi Devrimi'nden daha büyük" diye nitelendirdikleri bir ekonomik dönüşümü tetiklemeden önce birtakım güvenlik önlemleri oluşturmaya çağıran açık bir mektup imzalamıştı.
Anthropic kurucu ortağı ve Anthropic Institute'ü yöneten Jack Clark, NPR'ye teknolojinin "çok, çok hızlı ve sürekli bir oranda" gelişmeye devam etmesini beklediğini, ancak ekonomide çoğu insanın varsaydığından "daha yavaş" yayılacağını düşündüğünü söyledi. Olası kazanımların çoğu, teknoloji sektöründeki birçok kişinin tahmin ettiğinden genellikle daha yavaş gerçekleşen benimsemeye bağlı. Modeller harika işler yapabilecek noktaya gelse bile kimse onları kullanmazsa ekonomik etki asgari düzeyde kalır.
Anthropic'in yaklaşık 11.000 kişiyle yaptığı bir anket, kamuoyunun yapay zekadan bölünmüş bir sonuç beklediğini ortaya koydu: gerçek verimlilik kazanımları, ama aynı zamanda yapay zekaya maruz kalan işlerdeki çalışanlar için bir miktar sıkıntı. Endişelerde kuşak farkı var; insanlar genç kuşaklar ve yapay zekanın yediği giriş seviyesi işler konusunda giderek daha fazla endişeleniyor.
Neden önemli
Anthropic'in çalışması, yapay zekanın ekonomik etkisini tek bir tahmin yerine bir olasılık aralığı olarak sunması bakımından dikkat çekici. Şirketin kendi modelinin yalnızca arz tarafını hesaplaması ve talep, politika tepkileri ile finansal bozulmaları dışarıda bırakması, bu senaryoların bir yol haritası değil bir tartışma zemini olduğunu gösteriyor.
Tartışmanın seyri için belirleyici olan, teknolojinin yeteneklerinden çok benimsenme hızı. Ramp'in iş kartı ve fatura harcamalarını takip eden AI Index verisi, işletmelerde genel yapay zeka benimsemesinin ağustosta yalnızca 0,4 puan artarak %56,1'e çıktığını gösteriyor. Ramp ekonomisti Ara Kharazian, kodlama ajanları dışında yapay zeka laboratuvarlarının çoğu beyaz yakalı çalışan için verimliliği anlamlı biçimde artıran bir ürünü hâlâ geliştirmediğini söylüyor.
Ekonomistler Ben Moll ve Alex Imas ise yeni bir makalede önümüzdeki on yılda çift haneli GSYH büyümesi tahminlerini reddediyor. Moll, bir yapay zeka büyüme patlaması için beş şeyin birden doğru gitmesi gerektiğini söylüyor: otomasyonun ekonomide tarihte görülenden çok daha hızlı yayılması; insanların yapay zekanın ucuzlattığı şeylere harcama yapmaya devam etmesi; tüm bu yeni üretimi emecek yeterli talebin olması; güveni ve yatırımı rayından çıkaracak büyük bir yapay zeka kaynaklı siber olayın yaşanmaması; ve yapay zekanın otomatik araştırma yoluyla kendini geliştirmeye başlaması. Şu anki veriler, patlama yerine daha yavaş ve daha tuhaf bir internet çağına işaret ediyor.