ABD merkezli dolandırıcılık önleme girişimi Yardstik, 30 milyon dolarlık B serisi yatırım turunu tamamladığını duyurdu. Tura Harbert Growth Partners liderlik etti; Rally Ventures, MissionOG, Crosslink Capital, Grotech Ventures ve Great North Ventures da tura katıldı.

2020 yılında Matt Meents tarafından kurulan şirketin toplam yatırım miktarı bu turla birlikte 65 milyon dolara yükseldi. Yardstik, yeni yatırımı dolandırıcılığı önleme teknolojilerini geliştirmek, süresi dolan ehliyet ve sigorta poliçelerini tespit etmek ve federal sağlık programlarından men edilen kişileri izleyen yeni sistemler geliştirmek için kullanacağını açıkladı.

Yardstik, şirketlerin çalışan ve iş adaylarının güvenilirliğini değerlendirmesine yardımcı olan bir iş gücü tarama ve dolandırıcılık önleme platformu geliştiriyor. Şirket, klasik geçmiş kontrollerinin yalnızca işe alım sırasında yapılmasının yetersiz olduğunu savunuyor. Bu nedenle kimlik doğrulama, sabıka kaydı ve ehliyet kontrolü gibi süreçleri tek bir platformda birleştiriyor.

Platformun temel farkı, çalışanları işe alındıktan sonra da izlemeye devam etmesi. Yapay zeka destekli dolandırıcılık tespiti, kimlik doğrulama, çalışanların sahip olduğu lisans ve sertifikaların kontrolü ve sürekli geçmiş taraması yapan platform; bir çalışanın işe girdikten sonra ortaya çıkan yeni bir riski, örneğin ehliyetinin geçerliliğini yitirmesi veya yeni bir adli kaydının oluşması durumunda işverene bildirebiliyor.

Şirket özellikle gig ekonomisi, insan kaynakları, taşımacılık, sağlık ve perakende gibi çok sayıda çalışanı hızlı şekilde işe alan sektörlere hizmet veriyor.

Neden önemli

Yardstik'in sürekli izleme yaklaşımı, iş gücü tarama pazarında geleneksel yöntemlere kıyasla önemli bir değişimi temsil ediyor. İşe alım sonrası ortaya çıkan risklerin tespit edilmesi, özellikle güvenlik hassasiyeti yüksek sektörlerde operasyonel riskleri azaltabilir. 65 milyon dolara ulaşan toplam yatırım, yatırımcıların bu alana olan güvenini gösteriyor. Yapay zeka destekli dolandırıcılık tespiti, sürekli geçmiş taramasıyla birleştiğinde, işverenlerin çalışan risklerini gerçek zamanlı yönetmesine olanak tanıyor. Bu durum, özellikle gig ekonomisi ve sağlık gibi dinamik iş gücü yapılarına sahip sektörlerde rekabet avantajı sağlayabilir.