Hukuk teknolojisi girişimi Aavalynx, kurumsal anlaşmazlıkların finansal riskini ele almak için 1,5 milyon sterlin ön tohum (pre-seed) yatırımı aldı. 2023'te kurulan ve 2024'te ticari olarak faaliyete geçen şirket, hukuk ekiplerinin, hukuk bürolarının ve dava finansmanı sağlayan kuruluşların anlaşmazlık verilerini ölçekli şekilde yapılandırmasına, analiz etmesine ve sorgulamasına olanak tanıyan özel yapay zeka teknolojisi geliştirdi. Bu sayede şirketlerin daha erken müdahale etmesi, daha bilinçli stratejik kararlar alması, dava sonuçlarını iyileştirmesi ve yasal harcamalar üzerinde kontrol sağlaması hedefleniyor.
Aavalynx'in kurucusu ve CEO'su Hanna Roos, anlaşmazlık avukatı kökenli. Freshfields, Latham & Watkins ve Quinn Emanuel'de üst düzey uluslararası davaları yöneten Roos, yaklaşık yirmi yıllık hukuk deneyimine sahip. Roos, Aavalynx fikrinin, yüksek değerli davalarda tekrarlanan yapısal sorunları görmesinin ardından ortaya çıktığını belirtiyor.
Roos'a göre sektörde üç temel sorun var. Birincisi, hukuk bürolarının hacim ve saatlik faturalamaya dayalı iş modeli. Ortalama bir devletler arası anlaşmazlık 4,8 yıl sürüyor ve bu süre, müvekkiller için yılda yüz milyonlarca dolara mal olabiliyor. Bazı durumlarda hukuk bürolarının kar marjları yüzde 80'e yaklaşabiliyor. Ayrıca, şirketin geliri büyüdükçe dava portföyü de büyüyor; örneğin 50 milyar dolar geliri olan bir işletme, yalnızca davalara yılda yaklaşık 200 milyon dolar harcayabiliyor. Toplam risk, yıllık ciroyu büyük ölçüde aşabiliyor ve bu da şirketin bilançosunda önemli bir risk varlığı oluşturuyor.
İkinci sorun, şirket içi hukuk ekipleriyle ilgili. Büyük dil modelleri (LLM) ortaya çıktığında, birçok kuruluşun verilerinin nerede olduğunu bilmediğini ve bu verileri etkin şekilde kullanamadığını gözlemleyen Roos, bunun şeffaflık eksikliğine, yavaş karar almaya ve verimsiz süreçlere yol açtığını söylüyor.
Üçüncü sorun ise avukatların kendileri. Roos, hukuk sektörünün tamamen yeteneğe dayalı olduğunu ancak bunu her zaman kabul etmediğini belirtiyor. Yapay zekanın iyi liderlik ve bilişsel bilimle birleştirilmesi halinde, insanların tükenmesi olmadan başarılı sonuçlar alınabileceğini savunuyor.
Aavalynx, Harvey ve Legora gibi mevcut hukuk yapay zeka araçlarından farklı bir sorunu çözmeyi hedefliyor. Roos, mevcut araçların avukat verimliliğini artırdığını ancak bunun yeterli olmadığını, genel amaçlı LLM'lerin dava çözümü gibi sektöre özgü karmaşıklıkları ele alamadığını ifade ediyor. "İyi araçlar davaları verimli hale getirir, harika araçlar ise onları ortadan kaldırır" diyen Roos, Aavalynx'in şirketlere davanın yaşam döngüsünde daha erken, finansal etkinin en büyük olduğu noktada daha iyi kararlar alabilmeleri için veri ve görünürlük sağladığını belirtiyor.
Platform, bir anlaşmazlıkla ilgili tüm bilgiler için merkezi bir depo görevi görüyor. Roos, Aavalynx'i bir uçağın kontrol paneli olarak tanımlıyor: "Pilot olarak güvenli uçmak için önünüzde hangi bilgilere ihtiyacınız varsa, biz herkesi o platforma getiriyoruz." Böylece daha stratejik kararlar alınabiliyor ve davalar daha hızlı çözülebiliyor.
Neden önemli
Aavalynx'in yaklaşımı, hukuk teknolojisinde verimlilikten ziyade önleyici ve stratejik karar almaya geçişi temsil ediyor. Mevcut araçlar avukatların iş yükünü azaltmaya odaklanırken, Aavalynx dava sürecinin başında doğru verilerle müdahale ederek dava süresini ve maliyetini kontrol altına almayı amaçlıyor. Bu, özellikle dava portföyü ciroya kıyasla büyük risk oluşturan büyük ölçekli şirketler için önemli. Ayrıca, şirket içi hukuk ekiplerinin maliyet merkezi olarak görülmesine karşı, yasal fonksiyonun işletmeye sağladığı değeri ölçülebilir kılma potansiyeli taşıyor. Yatırımın büyüklüğü mütevazı olsa da, Aavalynx'in dava verilerini merkezileştiren platformu, hukuk bürolarının geleneksel iş modeline meydan okuyan bir alternatif sunuyor.