Nvidia, yeni nesil Rubin mimarisine sahip sunucularında veri merkezi soğutması için alışılmışın dışında bir yöntem olan sıcak su kullanımını devreye alıyor. Şirketin DSX referans tasarımı, soğutucu sıvının sisteme 45 derece civarında girip 55 derece sıcaklıkta çıkış yaptığı bir sıvı soğutma teknolojisine dayanıyor.

Sıcak su kullanımı, sunucu çiplerinin soğutucudan daha yüksek sıcaklıkta çalışması sayesinde ısı transferinin verimli bir şekilde gerçekleşmesine olanak tanıyor. Bu tasarım, veri merkezlerinde su tüketimini neredeyse sıfıra indirmeyi hedefleyen kapalı devre bir sistemle çalışıyor. Sistemde 3 birim su ve 1 birim propilen glikol karışımından oluşan özel bir soğutucu sıvı kullanılıyor.

Nvidia’nın DSX referans tasarımı, endüstriyel soğutma tesislerine olan ihtiyacı azaltarak enerji maliyetlerinde ciddi tasarruf sağlıyor. 50 megavatlık bir tesiste bu yöntemle yıllık 4 milyon doların üzerinde enerji ve su maliyeti tasarrufu elde edilebileceği öngörülüyor. Yaklaşım, sunucu fanlarını tamamen ortadan kaldırırken soğutma ünitelerinin çok daha düşük güç tüketimiyle çalışmasını mümkün kılıyor.

Nvidia’nın bu yöntemi, aslında çiplerin yüksek güç yoğunluğu nedeniyle hava soğutmanın yetersiz kalması sonucu ortaya çıkan bir zorunluluktan doğuyor. Şirket, sıvı soğutmayı bir platform özelliği haline getirerek tüm bileşenleri kapalı bir döngü içerisine alıyor.

IBM, benzer bir teknolojiyi 16 yıl önce ETH Zürih’teki prototip süper bilgisayarında 60 derecelik soğutucu kullanarak uygulamıştı. Nvidia ise bu yöntemi tek bir makine yerine tüm bir tesise yayarak ölçeklendiriyor. DSX, endüstriyel standartları belirleyen bir referans tasarım olarak öne çıkıyor ve veri merkezlerinin çevresel etkilerini azaltmayı amaçlıyor.

Neden önemli

Soğutma maliyetlerinin toplam enerji faturasının yüzde 40’ına ulaştığı günümüzde, bu teknoloji sürdürülebilirlik açısından kritik bir adım olarak görülüyor. Nvidia’nın sıcak su soğutmasını tüm tesise yayarak ölçeklendirmesi, veri merkezi operatörleri için hem enerji verimliliği hem de su tüketiminin azaltılması anlamında önemli bir referans oluşturuyor. Kapalı devre sistem sayesinde su tüketiminin neredeyse sıfıra inmesi, özellikle su kıtlığı çeken bölgelerdeki veri merkezleri için büyük avantaj sağlayabilir.