San Francisco merkezli robotik startup Physical Intelligence, yaklaşık 1 milyar dolarlık yeni bir fon turu için görüşmeler yürütüyor. Başarıyla tamamlanması halinde bu tur, şirketin değerlemesini 11 milyar doların üzerine taşıyabilir. Bu, şirketin birkaç ay önceki 5,6 milyar dolarlık değerlemesine kıyasla önemli bir sıçrama anlamına geliyor.

Karol Hausman, Sergey Levine ve Chelsea Finn tarafından kurulan Physical Intelligence, robotların geniş bir yelpazedeki gerçek dünya görevlerini yerine getirmesini sağlayacak gelişmiş yapay zeka sistemleri geliştiriyor. Şirketin stratejisinin merkezinde, robotlar için genel amaçlı yapay zeka geliştirmek yer alıyor. Amaç, makinelerin belirli, önceden programlanmış işlevlerle sınırlı kalmak yerine farklı görevleri ve ortamları ele almasına olanak tanıyan uyarlanabilir AI modelleri oluşturmak.

Startup'ın vizyonu, "robotlar için ChatGPT" yaratmaya benzetiliyor. Bu vizyonda akıllı sistemler, ev işleri, yemek hazırlama ve değişen çevre koşullarıyla etkileşim gerektiren diğer günlük aktivitelerde makinelere yardımcı olabiliyor.

Potansiyel yatırım turuna Founders Fund ve Lightspeed Venture Partners gibi büyük girişim sermayesi firmalarının yanı sıra Thrive Capital ve Lux Capital gibi mevcut yatırımcıların da ilgi gösterdiği belirtiliyor. Görüşmeler devam ettiği için nihai koşullar değişebilir.

Birçok startup hızlı ticari ürün lansmanına odaklanırken, Physical Intelligence temel AI araştırmalarına ve robotik altyapısına yatırım yapıyor. Şirket, yüksek yetenekli genel amaçlı robotlar yaratmanın önemli araştırma, bilgi işlem gücü ve uzun vadeli geliştirme gerektirdiğine inanıyor.

Physical Intelligence daha önce 1 milyar doların üzerinde fon topladı ve yaklaşık 80 kişilik bir ekip kurdu. Şirket, hızlı ticarileşme yerine AI yeteneklerini geliştirmeye odaklanmaya devam ediyor.

Neden önemli

Bu yatırım turu, yapay zeka destekli robotik alanına yönelik yatırımcı güveninin arttığını gösteriyor. Fiziksel Intelligence'ın yaklaşımı, kısa vadeli ticari getiriler yerine uzun vadeli temel teknoloji geliştirmeye odaklanıyor. Bu, derin teknoloji şirketlerine yönelik artan bir trendin parçası. Başarılı olması halinde, ek sermaye, üretim, lojistik ve ev otomasyonu gibi sektörlerde potansiyel uygulamaları olan gelişmiş robotik sistemlerin geliştirilmesini hızlandırabilir. Yatırım ilgisi, yapay zekanın dijital sistemlerin ötesine geçerek makinelerin fiziksel dünyayla daha etkili etkileşime girmesini sağlayacağı bir geleceğe doğru daha geniş bir kaymayı yansıtıyor.